Geri
EDEB
..:: 1 ::..
Hazret-i
Ali radiyallahu anh'den; Resûlü Ekrem sallallahu
aleyhi ve sellem buyurdu:
-
Beni Rabbim edeblendirdi, edebimi de üstün ve güzel
eyledi.
Gene
buyurdular: - Kisinin çocugunu terbiye etmesi, ona
edeb ögretmesi her gün yarim sa' (1750 gram hurma
ve saire gibi) sadaka vermesinden daha hayirlidir.
Süfyan-i
Sevrî kuddise sirruh buyurur:
-
Güzel edeb, Allah Teâlâ'nin gazabini söndürür.
Ebû
Muhammed Harirî kuddise sirruh buyurur:
-
Yirmi senedir ayagimi uzatip oturmadim. Dedim ki
Rabbime karsi edebli olmak, benim için daha evlâdir.
Ibn-i
Abbas radiyallahu anhüma buyurur:
-
Bütün edeblerin basi, hem rahatlikda hem de sikinti
zamaninda Allah Teâlâ'nin emirlerine uyup, yasaklarindan
kaçinmakdir.
Yahya
bin Muaz kuddise sirruh buyurur:
-
Kim, tam bir edeb ile edeblenirse, Allah Teâlâ'nin
sevdigi, muhabbet ehli kimselerden olur.
Ebû
Imran söyle demistir.
-
Dört güzel haslet ile üstün hale kavusdum. Besir
bin Hâris'i rüyamda gördüm. Buyurdular ki: Dört
haslete yöneldin, fakat edebi terk ettin. Halbuki
edeb, en önemli istir.
Abdullah
bin Mübarek kuddise sirruh buyurdu:
-
Edebden az bir seye dahi çok muhtaciz. Ilimden çok
seye muhtaç olmamiz böyle degildir.
Buyuruldu
ki:
-
Üç haslet vardir ki, bunlara sahip olan, mahrum
kalmaz. Edeb ehliyle beraber oturmak, güzel edeb
sahibi olmak ve baskasina eziyet etmemek.
Abdullah
bin Menâzil kuddise sirruh'a edeb hakkinda sorulunca:
-
Çok çesitli tarifini yapmislardir, biz de deriz
ki; Edeb, insanin nefsini bilmesi, tanimasidir,
buyurmusdur.
Mahmud
Sâmi Ramazanoglu kuddise sirruh, edebi dolayisiyla
ömrü müddetince iki dizi üzerine oturmuslar, bagdas
dahi kurmamislardir.
Ibn-i
Atâ' ya "edeb nedir?" diye sorulunca:
-
Müstahsenâta vukûfundur, râzi olunan begenilen seyleri
yapmandir, buyurmusdur.
Hizir
aleyhisselâm bir kimseye söyle buyurmusdur:
-"Allah'im!
Sana kulluk yapmam hususunda bana güzel edeb ihsan
eyle," diye dua et.
Hasan
Basrî kuddise sirruh :
-
Dünya ve ahiretde kul için en faydali edeb, dine
baglilik, dünyaya düskün olmamak ve Rabbini
tanimakdir, buyurmusdur.
Beka
bin Batû kuddise sirruh:
-
Bir kimse ki bidayet ehlinin edebi ile, bu yola
girerken edeblenmez ise son haddi bulanlarin makamina
nasil yükselir?
Ibn-i
Atâ kuddise sirruh buyurdu ki;
-
Her kim edebden mahrum kaldi, cümle hayirlardan
mahrum kaldi.
Ebussûd
b. Ebuasâir buyurdu ki:
-Allah'in
sevgili kullari, yani veliler, vasil olduklarina
ancak edeble vâsil oldular. Yoksa ne çok amel, ne
de baska benzerleri ile degil.
Adiyy
bin Müsafir kuddise sirruh:
-
Su kimse ki; edebini, edeb ögretenlerden almaz;
o kendisine uyanlari fesâda götürür.
Zünnun
Misrî kuddise sirruh:
-
Ârifin edebi, bütün edeblerin üstündedir. Zira ona
edeb ögreten marifetdir.
Ibrahim
Düsûkî kuddise sirruh buyurdu ki:
-
Veli kullar arasinda, bid'ate saplanan tek kisi
görmek mümkün degildir. Bilhassa onlar, dinî edebe,
erkâna pek riâyet ederler. Ümmetlerin efendisi,
Hazret-i Rasûl'ü -sallallahu aleyhi ve sellem- izlerler.
O'nun edeb kaynagi ise Kur'an'dir.
Ebû
Ali Dekkâk kuddise sirruh buyurur:
-
Edebi terk etmek ilâhî huzurdan kovulmagi icab etdiren
bir sebebdir. Her kim padisahlarin önünde edebsizlik
ederse kapiya, kapida edebsizlik ederse ahira bakmaga
gönderirler.
Seyh
Ebû Ali Sakatî buyurur:
-
Edeb yolunu tutmadan büyüklerin sohbetinde bulunan
onlardaki faydalardan, nazarlarinda mevcud olan
feyz ve bereketlerden mahrum olur. Onlardaki nurlardan
kendisinde hiç bir sey zuhur etmez.
Ibn-i
Atâ kuddise sirruh:
-
Edeb nedir? sorusuna:
-
Güzeldir, denilen seyleri kollamakdir.
-
Bu nasil olur? denilince, buyurdular ki:
-
Gerek âsikâr, gerek gizli, Yüce Allah'la olan muamelenin
edebe dayanmasidir. Böyle oldun mu (arabcayi hiç
bilmeyen bir) âcemi de olsan edibsin.
-
Yirmi sene bile çalisilsa, edeb ögrenilmeden ilim
ögrenilmez.
Hayri
Nisabûri kuddise sirruh, edebe çok önem verirlerdi.
-
Muhabbet ehli, sevgi isinde, iyi niyete sahib oldukça
edebleri artmaga baslar.
Yusûf
u Râzî kuddise sirruh:
-
Ilmi elde etmek istiyorsan, edebli olmalisin, buyurmuslardir.
Hikemül
Atâiyye'den
-
Ey edeb isteyen, san ve seref; duâ ve taleb degil,
ancak senin merzûk u hüsnü edeb olmakligindir.
Ebû
Osman Nûrî kuddise sirruh buyurur:
-
Edeb, fukaranin mesnedi, zenginin ziynetidir.
Imam
Rabbanî kuddise sirruh buyurmusdur ki:
-
Bilesin, adâbdan velevki bir edebi muhafaza, mekruhlardan
velevki tenzihî olsun bir mekruhu terk etmek, zikirden
tefekkürden, murâkabe ve teveccühden çok daha efdaldir.
Evet
bütün bu zikir, fikir, murakabe ve teveccüh; seriati
mutahharanin ahkâmina riâyetle beraber, bir kimsede
toplanirsa nûrun alâ nûrdur. O kimse hakikaten büyük
bir kurtulusa ermisdir. Ama bu da insanin yaradilis
gâyesi olan ibâdet ve ubûdiyyete ihlâsla devam etmeksizin
aslâ hasil olmaz. (Adâb, Muhammed Abdullah bin Hâni)
Mevlâna
Hâlid Bagdâdî kuddise sirruh buyurmuslardir ki:
-Islâmiyet
yolunda en önemli edebler sunlardir:
Islâm
dininin ahkâmina tam tâbi olmak.
Genislik
ve darlikda sabretmek ve bollukda tam sükretmek.
Sünneti
ihya etmek, bid'atlerden sakinmak, kiriklik içinde
yani mütevâziyâne devamli olarak Rabbina yalvarmak,
yakarmak. Allah'dan baskasinin hatira gelmemesi
için çok çalismak, görmek gözün isi oldugu gibi,
huzuru da kalbin isi melekesine getirmek, hatta
kalbin dünya ve âhirete âid her seyden yüz çevirip,
hakîki mahbûb, yani gerçek sevgili olan Allah Teâlâ'dan
baskasina bagliliginin kalmamasini saglamak.
Ebû
Abdullah Nibbacî kuddise sirruh:
-
Her seyin bir hizmet edicisi vardir, dinin hizmet
edicisi de edebdir.
Abdülkadir
Geylâni kuddise sirruh buyurur:
-
Hizmet eden sonunda kendisi de hizmet edilen durumuna
gelir. Itâat eden sonunda kendisi de itâat olunan
kisi seviyesine yükselir. Ikram eden sonunda ikram
olunan kisi durumuna gelir. Allah'a yaklasan yakinlasdirilir.
Tevâzu gösteren yüceltilir. Kerem ve ihsan sahibi
olmaga gayret eden sereflendirilir. Güzel edeb sahibi
olan, Allah'a yakinlasir. Güzel edeb, seni Allah'a
yakinlasdirir. Güzel edeb, Allah'a tâatdir. Çirkin
davranislar ise ona karsi günahkârlikdir.
Hazret-i
Ali radiyallahü anh buyurur:
-
Himayen altindakilere iyilik yapmak istersen, onlara
terbiye ve edeb ögret.
Ebü'l-Mevâhib
kuddise sirruh buyurur:
Irfan
sahibleri ile, ancak edeb tavrini takinarak oturunuz.
Çünkü onlarla oturur iken edeb kaidelerine uymayan
bir çok kimseler, çok kere ilâhî darginliga ugradilar
ve Hak yakinligi dîvanindan silindiler.
Ilâve
ederdi:
Edib
geçinen (edebli oldugunu iddia eden) birini düsünün.
Bu iddiasi ile o, bir sofiyye terbiyesi görmemisdir.
Iste... hali anlatildigi gibi olan kimse edîb olamaz.
Gene buyururdu ki:
-
Tarikat tümden edebdir... Bir de, edeblendirmek.
Yani, hem edeb sâhibi olmak, hem de baskalarini
edeb sahibi kilmak. Süphesiz bu yolun ehli, münakasa
da ederler, ama Hak için... Hakdan yana. Onlar Hakkin
sohbetinde otururlar. Onlar tam bir edeb sahibidirler.
Gene
edeb hakkinda:
Onun
baslica sirri, hudutlara riâyet
Kalir
mi insanda hak, gözetilmezse sâyet
Istedigin
insansa, onu edeble donat
Edebdir
insani, Hakka uçuran kanat.
"Din
edebdir" buyurdu ol Hz. peygamber
Serpmisti
arkasina edeb misali erler.
Edeb,
ihsan et Rabbim, sevdiklerin askina
Eriyeyim
edeble, dönüseyim saskina.
Edeb
hakkinda pek çok sözler söylenmisdir, asagiya bunlardan
bir kaçini aliyoruz:
o
Edeb; Evliyaullahin delili ve Allah'a kavusma vesîlesidir.
o
Edeb; Hakka giden yolun azigidir. Edeb her seyin
basidir. Ruhun terakkisi ancak edeble elde edilir.
o
Edeble varan, lütufla döner.
o
Insanla hayvan arasindaki fark, edebdir.
o
Edeb, aklin disdan görünüsüdür.
o
Edeblerin anasi, az konusmakdir.
o
Edebi terk eden, ârif degildir.
o
Tasavvufun tamami edebdir.
o
Hakiki güzellik, ilim ve edeb güzelligidir.
o
Edeb; Seytani öldüren bir silâhdir.
o
Hakikatden maksad ancak edebdir.
o
Hersey çogaldikça ucuzlar, fakat edebi çogaldikça
kisinin degeri artar.
o
Ademoglunun edebden nasibi yok ise, insan degildir.
o
Sofîlerin terbiye etmedigi kimse, edebin hakikatini
anliyamaz.
o
Edeb; Sünnet-i Resûlullaha uygun hareket etmektir.
o
Edeb; Hâlik Teâlâ'nin sevdigi kullarina bahsettigi
ilâhi bir tilsimdir.
Cenâb-i
Hakkin rizasi, ancak edebli bir ubûdiyyetle elde
edilir.
Ana
Menü
| Sonraki Sayfa >>>
|