Geri
DÜNYA SEVGİSİ
..:: 1 ::..
Allah
Teâlâ ve tekaddes hazretleri buyurur:
-Kim
dünya hayatını ve onun ziynetini arzu ederse onların
yapdıklarının (çalışdıklarının) karşılığını burada
tamamen öderiz. Onlar bu hususda hiç bir eksikliğe
de uğratılmazlar.
Onlar öyle kimselerdir ki, âhirette kendilerine
ateşden başka bir şey yokdur. Dünyâda işledikleri
şeyler orada boşa gitmiştir. Zâten yapageldikleri
hep boşdur onların. (Hud Sûresi: 15-16)
-Kadınlara,
oğullara, yığın yığın birikdirilmiş altın ve gümüşe,
salma güzel atlara, hayvanlara ve ekinlere olan
ihtiraskârane sevgi, insanlar için bezenip süslenmişdir.
Bunlar dünya hayatının geçici birer faydasıdır.(Âl-i
İmran: 14)
-Ey
iman edenler, şüphe yok ki, Allah'ın vâ'di bir gerçekdir.
O halde dünya hayatı sakın sizi aldatmasın. Çok
aldatıcı şeytan da sakın sizi Allah'ın (mühleti)
ile aldatmasın. (Fâtır Sûresi: 5)
Hasan
Basrî kuddise sirruh yukarıdaki âyet-i kerimeyi
okuduktan sonra buyurdu ki:
-Bunu,
yâni "Dünya hayatı sizi aldatmasın!" sözünü
kim söylüyor? Dünyayı yaratan söylüyor. Dünya hayatını,
onu yaratandan daha iyi bilen birisi olabilir mi?
Sakının ey insanlar, dünya hayatının aldatıcılığından
sakının!
Dünya
hayâtının aldatıcı meşgaleleri çokdur. Bir kimse
kendisine bir meşgale açarsa o meşgale de ona on
meşgale daha açar. Ne avâre insanoğlu ki, helâl
kazancından dolayı hesaba çekileceği, haram kazancından
dolayı da azab göreceği şu dünya hayatına razı olur.
Âhiret kaygusunu hiç hatırlamaz. Yarın Allah'ın
huzurunda hesaba çekileceğini düşünmez. Amellerini
sırf Allah rızası için yapmaz. Dinin esaslarına
bir zarar gelse hiç oralı olmaz. Fakat dünyalık
menfaatına bir zarar geldi mi hemen başlar ağlayıp
sızlanmağa!..
Resûlü
Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, Ebu
Hüreyre radıyallahü anh'a hitaben:
-Ey
Ebâ Hüreyre, sana, dünyayı bütün varlığı ile göstereyim
mi? buyurdu.
-Ben
de; "Göster, yâ Resûlallah" dedim. Bunun
üzerine Resûlü Ekrem elimden tutarak, beni Medine
çöplüklerinin döküldüğü bir dereye götürdü. Orada
insan kelleleri, insan pislikleri, parçalanmış elbiseler
ve kemikler vardı. Bunları gösterdikten sonra:
-Gördüğün
bu kelleler aynı sizin gibi ihtiras ve uzun kuruntular
besleyen kimselerdi. Şimdi etsiz kemik olarak kaldılar
ve nihâyet çürüyüp toz haline geleceklerdir. Bu
pislikler, onların yedikleri, leziz yemeklerdir.
Nereden kazandı ise kazandı, sonra da midelerine
indirdiler. Şimdi ise, herkes bunlardan uzaklaşmaktadır.
Bu parçalanmış bezler, onların süslü elbiseleri
idi. Şimdi rüzgar onları parça parça etmişdir. Bu
kemikler onların, üzerlerine binip diyar diyar dolaştıkları
binitlerinin kemikleridir. İşte dünyanın manzarası
ve sonu budur. Şimdi dünyalık için ağlamak isteyen
ağlasın.
Gene
Resûlü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz
buyurur:
-Kıyamet
günü Tıhame Dağı gibi ameli olan kimseler Allah'ın
huzuruna getirilecek ve bunların cehenneme girmesi
emir olunacaktır.
-Bunlar
namaz kılarlar mı idi? diye sorulunca, Resûlü Ekrem:
-Evet
namaz kılarlar, oruç da tutarlar, hâttâ geceden
de ibâdetlerine katarlardı. Ancak dünyalıkdan kendilerine
birşey takdim edildiği zaman helâl-haram demeden
ona uçuşur ve başına çökerlerdi.
Resûlü
Ekrem sallallahü aleyhi ve selleme soruldu:
-Ya
Rasûlallah, insanların en zâhidi kimdir?
Buyurdular:
-İnsanların
en zâhidi o kimsedir ki, kabirleri ve ölümü unutmaz.
Dünyanın fuzulî ziynetini terk eder. Bâki olanı
fâni olana tercih eyler. Ömrüne değer vermez. Kendisini
ölülerden sayar.
Gene
buyurdular ki:
-Kimin
sabahleyin kalkınca büyük düşüncesi, dünya ve dünyalık
olursa, Allah onun kalbine üç keder verir:
1.
Hiç atamayacağı bir korku, endişe
2.
Hiç kurtulamayacağı bir meşgale
3.
Bitmez tükenmez ihtiyaçlar silsilesi.
İsâ
aleyhisselâm:
-Yazıklar
olsun, o dünyalık peşinde koşanlara nasıl olup da
servetlerinden ayrılacaklardır. Halbuki onlar dünyalığa
bağlanmış, ona aldanmışlardır. Onlar, ona bel bağlarken,
onları rezil etmişdir. Yine yazıklar olsun o dünyaya
mağrur olanlara. O dünya, nasıl onlara hoşlanmadıkları
şeyi gösterecekdir. Onları sevdiklerinden ayıracak
ve mukadder olan akıbetlerine uğratacakdır. Düşüncesi
dünyalık, işi isyan olan kimseye yazıklar olsun!
Yarın günahları ile nasıl rezil ve perişan olacaklardır,
buyurmuşdur.
Ana
Menü
| Sonraki Sayfa >>>
|